Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

DÜNYANIN BİRİNCİSİ SİVAS'IN İNCİSİ
k2.jpg (46544 bytes)

Tarihi kayıtlara göre en az 2000 yıldır Anadolu Destanının kahramanı onlar. Galatlar yani Keltler İ.Ö. 279 yılında Anadolu’ya yerleşti ve sürülerini ko-ruyan dev cüsseli çoban köpeklerini de yanlarında getirdi. Günümüzde Sivas ve çevresinde Galatlılar’ın, yünleri Avrupa’da ünlenmiş koyunları vahşi hayvanlara karşı bu köpekler koruyor-lardı. 2000 yıl önce sadece kurt ve çakallarla değil ayı ve Anadolu Parsı gibi yırtıcılarla da baş eden bu hay-vanar bir görüşe göre bugün ki Sivas-Kangal Köpeği’nin atasıydı. Nesilleri günümüze kadar bozulmadı. Oysa bi-lim çevrelerinde Anadolu’ya özgü (Endemik) bir tür olarak kabul ediliyor.

Kangal1.JPG (97216 bytes)

Kangal Köpeğinin kafası vücuduna oranla oldukça iri ve küt bir yapıya sa-hip. Anlı düz ve kulakları sarkık, üç-gen biçiminde. Genel vücut rengi deği-şiklik göstermiyor; kirli sarı, grimsi, kahverengimsi tonlarda. İstisnasız bü-tün Kangalların kulak, ağız ve burun kısmı siyah; (Karabaş) ismini de bura-dan alıyorlar. Tüyleri kısa ve çok sık olup iki değişik katman halinde. Kuy-ruğu gövdeden biraz daha tüylü ve hayvanın dikkat kesildiği durumlarda yukarı doğru spiral şeklinde kıvrılı du-ruyor. Ön ayakları gelişmiş ve dirsek-ten itibaren ön kol kısmı oldukça uzun. Ortalama omuz yüksekliği 65-85 san-tim ağırlığı 35 - 45 kilo arasında. Kan-gal Köpeğinin en ilginç özelliklerin-den biri sıcak suyla yoğurulmuş mısır unu, arpa veya buğday unu bulamacını temel besini olması.

Kangal3.JPG (92613 bytes)

Kangal Köpeğinin ana görevi sürünün yakınında bulunmak ve olası saldırılara karşı koymaktır. İri cüssesi ve sağlam kemik yapısıyla Kangal, dünyada kurda karşı üstünlük sağlaya-bilen nadir köpeklerden biridir. Gele-neksel olarak insanlardan özel ilgi gör-meye alışmamıştır. Ancak sahibine ve sorumluluğu altındaki sürüye son de-rece bağlıdır. Özellikle çocuk ve ka-dınlara karşı iyi huyludur, kolay kolay saldırmaz. Oldukça duygusal denilebi-lecek ruh haline sahiptir.

Kangal2.JPG (73001 bytes)

Kangal köpeklerinin görev yaptığı bir başka alan daha var; Ordu. 50’li yıl-larda Alman köpeklerini askeri hiz-metlerde kullanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri, 1975 yılında Kan-gal Köpeklerini denemeye karar verip 10 adetini envanterine almış. 90’lı yıllarda giderek artan Kangal Köpeği kullanımı 1994 yılından beri yeni, ya-bancı ırklar yüzüneden oldukça geri-lemiş durumdadır. Ordunun değişen ihtiyaçları, Kangal’dan daha iyi koku alıp daha iyi iz süren, daha enerjik, komutları daha fazla anlayan yabancı köpek cinslerine yönelmesine neden olmuş. Mayın arama, iz takibi gibi ko-nularda yavaş kalan Sivas Kangallar buna rağmen bekçilik görevlerine or-duda da devam ediyor. Sayıları azalsa da Gemlik’teki askeri harada hala Kangal Köpekleri eğitiliyor.

 

BOZKIRIN GÖZLERİ KANGAL KÖPEKLERİ 

Yüzyıllardan beri bekçilik yaptığı için son derece uyanık bir hayvandır. Sürekli çevresini gözler ve dinler. Kendi bölgesini son derece kararlı bir biçimde savunur; yabancı bir kurt bile olsa canı pahasına sürüyü ve sahibini müdafaa eder.

 

 

Kangal köpeği, geleneksel olarak insanlardan özel bir iligi görmeye alışmamıştır. Ğerek bu yüzden, gerekse İç Anadolu’nun sert iklimi ve zorlu yaşam koşulları yüzünden, son derece bağımsız olarak hayatını devam ettirir. Ancak sahibine ve sorumluluğu altındaki sürüye de son derece bağlıdır. Yüzyıllardan beri bekçilik yaptığı için son derece uyanık bir hayvandır. Sürekli çevresini gözler ve dinler. Kendi bölgesini son derece kararlı bir biçimde savunur; yabancı bir kurt bile olsa canı pahasına sürüyü ve sahibini müdafaa eder. Doğası gereği oldukça şüphecidir. Daha önce görmedigi insan ve havanlara karşı temkinli ve hatta saldırgan tavırlar gösterebilir. Ama sahibinin dostu olduğunu anlarsa o yabancıyı da bir üyesi olarak görür ve korur. Özellikle çocuk ve kadınlara karşı iyi huyludur, kolay kolay saldırmaz. Oldukça duygusal denilebilecek ruh haline sahiptir, sessiz durur ama karşıdakinin iyi niyetli olup almadığın sezme yeteneği vardır. Dost olduğunu anladığı insana kendini kolaylıkla sevdirir. Ama bu Kangal için pek istenilen bir durum değildir. Fazla sevmek köpeğin karakterini bozabilir. 70’li yıllarda ordunun başlattığı eğitim proğramları haricinde, Kangal köpeği eğitim denilen şeyi tanımamıştır. Yüzyıllardan beri kendi inisiyatifini geliştiren, tekniklerini kendi belirleyen bir köpektir.

k1.jpg (21180 bytes)

Grup içinde erkeğin lider olma motivasyonu yüksektir. Kangallar diğer cins köpeklerden fazla hoşlanmaz. Özellikle sürü içerisinde veya yakınında gördüğü her yabancı yaratık Kangal için düşmandır. Onu uzaklaştırmak amacıyla derhal harekete geçer. Köpek eğer çobanların veya sahibinin yakınındaysa bile gelen yabancıya önce şüpheyle bakar, çoğu zaman uzaktan da olsa tehditkar biçimde havlar. Ancak sahibinin tehlikede olmadığını anladığında misafiri rahat bırakır. Yine de bir Kangal, sahibiyle yan yanayken ani vücut hareketlerinden ve vücut temasından kaçınmakta fayda vardır, çünkü köpek sahibinin saldırıya uğradınğını sanarak ani reaksiyon göseterebilir.

k4.jpg (37866 bytes)

Yaygın kanının aksine, sağlıklı bir kangal için bile kurtla boğuşmak oldukça zorlu bir iştir. Çoğu zaman köpek bu mücadeleden ciddi yaralarla ayrılır. Bazen bu yaralar aylarca iyileşmeyebiliir. Zaman zaman grup halinde gezen kurtların köpekleri boğazladığı da olur. Ancak genelde Kangal köpeğinin varlığı vahşi hayvanlar için yeterince caydırıcı bir etkendir. Çobanların anlattığına göre Kangal göğsüyle vurarak kurdun belini kırarmış; genellikle dişi köpek kurdu oyalarken, erkek süratli bir koşu sonunda kurdu göğsüyle yere yıkarmış.

 

 

BOZKIRIN BEKÇİLERİ

”Kangal yöresinde sürüler Kangal köpeklerinin koruyuculuğunda birkaç gün dağlarda kalıyor. Sürü sahiplerinin söylediğine göre bu köpekler, başında çoban olmasa da sürüyü köye getirebiliyor. Ancak Kangallar daha çok sürüye bekçilik yapmalarıyla tanınıyor.”

k3.jpg (23578 bytes)

Başka ülkelerde olduğu gibi bizde de safkan hayvanlar yetiştirmek daha çok soylu sınıfın, ağaların, derebeylerinin uğraşı olmuş. Sivas bölgesinde de Kangal ağaları bu konuda öncülük etmiş. Son olarak, Kangal ailesi 50 yıl önce, yüzlerce yıllık tecrübelerine dayanarak Kangal köpeğinin ırk standartlarını tespit etmiş.

Ancak 60’lı yıllarda Batılılar tarafından “keşfedilen” ve Türkiye’de popülarite kazanan Kangal köpekleri, işin ticaretinin yapılmaya başlamasıyla birlikte yozlaşma tehlikesiyle karşılaştı. Büyük kentlerde ve Batı’da aranan bir evcil hayvan haline gelen Kangallar, değişik türde yoz köpeklerle çiftleştirilip “Kangal” diye el altından satılmaya başlandı. Özellikle 80’li yıllarda Amerika ve Avrupa ülkelerinde aniden talep patlaması yaşanınca, Kangal köpeklerinin yurtdışına çıkarılması yasaklandı